Geçiş hükümeti parlamento üyelerini atamaya başladı
Suriye’de toplumsal ve siyasal parçalanmışlığın devam ettiği bir süreçte geçiş hükümeti parlamento üyelerini meşru olmayan bir şekilde atamaya başladı.
Suriye’de toplumsal ve siyasal parçalanmışlığın devam ettiği bir süreçte geçiş hükümeti parlamento üyelerini meşru olmayan bir şekilde atamaya başladı.
Suriye'nin siyasi ve toplumsal açıdan derin bir şekilde bölündüğü ve ülkenin geleceği konusunda ulusal bir uzlaşının henüz sağlanamadığı bir dönemde, Suriye geçiş hükümeti bu sabah seçim komisyonu üyelerine parlamento üyelerini atamak üzere sandıkları kurduğunu duyurdu.
Geçiş hükümeti, seçimleri kendi meşruiyetini inşa etme yolunda bir adım olarak sunmaya çalışsa da seçimler hukuki ve siyasi açıdan sorunlu olduğu için sert eleştirilerle karşı karşıya kalıyor.
YASAL ZEMİN MEŞRUİYETİ ZAYIFLATIYOR
Suriye geçiş hükümetinin kontrolündeki bölgelerde "parlamento seçimleri" yapılıyor. Bu seçimler, belirli bir seçim yasasının çıkarılmadığı veya nüfusun tüm kesimlerinin temsilini sağlayacak kriterlerin bulunmadığı bir dönemde gerçekleştiriliyor. Öte yandan, küçük ilçeler yerine "il" düzeyinde büyük merkez seçimleri sistemi devam ediyor. Aynı zamanda, siyasi partilerin faaliyetleri askıya alındı. Sonuç olarak, birçok parti parlamentoda temsil edilemeyebilir.
Geçiş hükümeti, tüm ulusal güçlere danışmadan, seçim yasasında tek taraflı olarak kapsamlı değişiklikler yaptı. Örneğin, seçim kampanyasını bir haftayla sınırladı ve Yüksek Komite'ye güvenlik gerekçesiyle adayları diskalifiye etme yetkisi verdi.
Gözlemciler, Ehmed El-Şera’nın geçici seçim düzenlemelerini onaylama kararını mevcut hükümetin resmen güzelleştirilmesi olarak nitelendiriyor, ancak ülke hâlâ siyasi, sosyal ve ekonomik çalkantıların içinde. Böyle bir dönemde, bu seçimler içerik olarak boş ve demokratik olmaktan uzak olacaktır.
Geçici seçim sistemi, Ehmed El-Şera’nın meclis üyelerinin üçte birini seçimsiz atamasıyla yürütme gücüne daha fazla yetki vermektedir. Aynı zamanda, şube seçim komitelerinin kurulmasına da odaklanmaktadır. Bu, "Halk Meclisi"ni kendi otoritesinin bir yansıması haline getirmekte ve görünümünü değiştirmektedir. Öte yandan, yasama organı üzerindeki gücünü artırmaktadır.
Birçok Suriye muhalefet partisi bu değişiklikleri "otoriter yöntemlerin tekrarı" olarak nitelendirdi ve tek taraflı olarak yazılan yasaların meşruiyet yaratamayacağını, aksine Suriye halkının geri kalanı pahasına bir partinin egemenliğini tesis ettiğini belirtti. Bu bağlamda, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), geniş bir toplumsal koalisyon olmadan yapılan hiçbir seçimin meşru veya Suriye halkını temsil eden bir seçim olarak kabul edilemeyeceğini belirtti. Aynı zamanda, bağımsız savcıların, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşların seçimleri izlemesine izin vermiyor. Birleşmiş Milletler'in Suriye seçimlerinin genel bir siyasi çerçevede, uluslararası gözetim altında ve tüm Suriyelilerin katılımıyla yapılması yönünde defalarca çağrıda bulunduğu biliniyor.
Zorlu demografik ve lojistik koşullara, milyonlarca yerinden edilmiş ve mültecinin varlığına ve kimlik belgelerinin eksikliğine rağmen, Yüksek Komite dolaylı bir seçim mekanizması tanımladı. Bu mekanizma da geçiş hükümeti tarafından istişare edilmeden atanan seçim kurullarına dayanıyor.
SİYASİ TEMELi OLMAYAN SEÇİMLER
Sözde halk meclisi seçimleri, Demokratik Özerk Yönetim bölgelerini ve Suriyelilerin çoğunluğunu temsil eden tüm siyasi ve sivil hareketleri kapsamıyor. Özerk Yönetim, seçimleri "tek taraflı bir tiyatro" olarak nitelendirerek, tüm etnik ve siyasi bileşenleri kapsamayan her türlü seçim sürecinin başarısızlığa mahkûm olduğunu belirtti.
Suriye halkı, seçimlere birkaç gün içinde tepki göstererek, geçiş hükümetinin otoriter bir adımı olduğunu söyledi. Aynı zamanda, Suriye ve diasporadaki İslam Yüksek Güvenlik Komisyonu, seçimlerin gayri meşru olduğunu ve Suriye halkının iradesini temsil etmediğini belirterek seçimleri reddetti.
Ülke, Şam'daki merkezi hükümetin politikaları nedeniyle bölünmüş durumda. Kuzey ve Doğu Suriye ile Süveyda’da seçim yapılmıyor. Birçok bölge Türk devleti ve paralı çeteleri tarafından işgal edilmiş durumda ve bu bölgelerde sembolik seçimlerin yapılacağı kesin. Bazı haberlere göre, bazı kişiler "Halk Meclisi" üyesi olmak için 200 bin dolara kadar para ödedi.
Sonuç olarak, seçimler sınırlı olacak, yani Suriye genelinde yapılmayacak. Birçok gözlemciye göre, "Suriye halkının yarısı siyasi süreçten dışlandığı için, seçimlerin tüm Suriye halkını temsil etmesi imkânsız."
GÖZLEMLENEN ETKİLER
Seçilecek yeni " parlamento" tüm ulusal güçler tarafından kabul görmeyecek. Sonuç olarak, bölünmeyi artıracak ve Suriye güçleri arasında çözüm ve ulusal uzlaşı yolunu tıkayacak ve birçok taraf görmezden gelinecek. Bu durum, geçiş hükümetinin Suriye güçleriyle, özellikle de Kuzey ve Doğu Suriye ve Süveyda temsilcileriyle müzakereler yapılacağı yönündeki iddialarıyla çelişiyor.
Aynı zamanda, bu seçimlerin Avrupa Birliği veya Birleşmiş Milletler tarafından tanınmama olasılığı da yüksek. Bu da geçiş hükümetinin gelecekteki müzakerelerdeki konumunu zayıflatacak.