Almanya otomotiv sektörü krizde
AB genelinde 2035’te içten yanmalı motor yasağının yürürlüğe girmesi beklenirken, Almanya’da otomotiv sanayi derin bir krizden geçiyor.
AB genelinde 2035’te içten yanmalı motor yasağının yürürlüğe girmesi beklenirken, Almanya’da otomotiv sanayi derin bir krizden geçiyor.
Başbakan Friedrich Merz, 9 Ekim Perşembe günü, sektördeki büyük üreticiler, tedarikçiler, sendikalar ve bölgesel temsilcilerle bir araya gelerek çözüm arayacak. Görüşmelerin merkezinde, 2035’te AB genelinde yürürlüğe girmesi planlanan içten yanmalı motor yasağının kaldırılması veya ertelenmesi talebi yer alıyor.
Volkswagen, Audi, BMW ve Mercedes-Benz gibi devler, Çinli üreticilerin daha ucuz ve kaliteli elektrikli araçlarıyla rekabet edememekten, aynı zamanda yetersiz şarj altyapısından ve yüksek enerji maliyetlerinden şikâyet ediyor. Son bir yılda otomotiv sektörü 50 binden fazla iş kaybı yaşadı.
Sektör temsilcileri, 2035 yasağının kaldırılmasını veya esnetilmesini istiyor. Bosch CEO’su Stefan Hartung, hibrit veya menzil uzatıcı motorlu araçların satışına izin verilmesinin “Avrupa’daki rekabet gücünü ve binlerce istihdamı koruyacağını” savundu. Ancak çevre örgütleri bu öneriyi “sahte çözüm” olarak nitelendirdi ve hükümeti iklim hedeflerine sadık kalmaya çağırdı.
Koalisyon içinde görüş ayrılıkları büyüyor. Merz yasağın “yanlış bir karar” olduğunu savunurken, sosyal demokrat SPD ve Yeşiller Partisi buna karşı çıkıyor. SPD, elektrikli araçlara geçişi teşvik etmek için vergi avantajlarının 2026’dan sonra da sürdürülmesini planlıyor. Yeşiller ise içten yanmalı motorların uzatılmasının Almanya’nın Çin karşısındaki teknolojik geriliğini artıracağı görüşünde.
Uzmanlara göre, “bir kez daha çok konuşulup az karar alınacak” bir zirve bekleniyor. Ancak araştırmalar, elektrikli ve benzinli araçlar arasındaki fiyat farkının tarihsel olarak en düşük seviyeye indiğini gösteriyor. Bu da birçok uzmana göre 2035 yasağını tartışmayı anlamsız hale getiriyor.