BM: İnsan hakları savunucularına karşı baskılar artıyor

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin misillemelere ilişkin yıllık raporu, BM ile işbirliği yapan insan hakları savunucularına yönelik baskıların hem kapsam hem de yöntem açısından küresel ölçekte arttığını ortaya koydu.

İNSAN HAKLARI SAVUNCULARINA BASKI

Rapora göre, bu tür vakaların bildirildiği 32 devletten 10’u, ironik biçimde BM İnsan Hakları Konseyi üyesi.

BM İnsan Hakları Konseyi, Genel Sekreter António Guterres’in 17 Eylül’de yayımlanan raporunu görüştü. Raporda, BM mekanizmalarıyla çalışan ya da çalışmaya çalışan kişilere yönelik misillemelerin 32 devlette yaşandığı kaydedildi.

Rapor, ülkelerinden uzakta yaşayan bireylere yönelik sınır ötesi baskıların artışına da dikkat çekilir. BM İnsan Haklarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Ilze Brands Kehris, “Bazı bağlamlarda şikâyetlerin azalması ya da hiç rapor edilmemesi, ilerleme değil, etkili bir sindirme ortamının göstergesi olabilir” uyarısında bulundu.

ISHR (International Service for Human Rights) New York Direktörü Madeleine Sinclair ise, “Her misilleme vakası, susturulmuş bir sesi temsil eder. Devletler BM ile konuşanları cezalandırdığında yalnızca bireylere saldırmış olmuyor, onları korumak için kurulmuş sisteme de saldırmış oluyor” dedi.

Konsey oturumunda pek çok ülke somut vakaları gündeme taşıdı. Baskıya uğrayan insan hakları savunucuları ve gündeme taşıyan ülke temsilcileri şöyle:

- BENELUX ülkeleri; Cibutili gazeteci Kadar Abdi İbrahim, Guatemalalı avukat Claudia González Orellana, Hong Konglu insan hakları savunucusu Chow Hang-Tung, Vietnamlı gazeteci Pham Doan Trang ve Belaruslu Viasna örgütü çalışanlarının durumuna dikkat çekti.

- Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda adına konuşarak, Nikaragua’daki sivil toplum üzerindeki baskıları, Rusya’daki yerli halk örgütlerinin “aşırıcı” ilan edilmesini ve Hong Konglu Jimmy Lai’nin hukuk ekibine yönelik baskıları gündeme getirdi.

- Lihtenştayn, Mısırlı aktivist Alaa Abd El-Fattah’ın serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılarken, Suudi Arabistan’dan Loujain Al-Hathloul ve Mısırlı İbrahim Hegazy’ye işaret etti.

- Çekya, Rusya’da Alexey Gorinov’un durumunu, Danimarka Bahreynli Abdulhadi Al-Khawaja’yı, Filistin ise BM’nin Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese’ye yönelik saldırıları dile getirdi.

- Almanya, Rusya’dan Alexey Sokolov, Belaruslu Viasna merkezi, İranlı hukukçu Mohammad Seifzadeh, Çinli avukatlar Yu Wensheng ve Xu Yan, Hong Konglu Chow Hang-Tung, Mısırlı gazeteci Basma Mostafa, Venezuelalı Olnar Alberto Ortiz Bolívar ile Kamerunlu Maximilienne Ngo Mbe ve Alice Nkom’un isimlerini andı.

RAPORDA YER ALMAYAN VAKALAR

Rapor, Suudi Arabistanlı aktivist Loujain Al-Hathloul’un vakasına yer verdi ancak ISHR’nin #EndReprisals kampanyasında öne çıkarılan diğer üç dava rapora yansımadı. Bunlar; Nikaragua’ya dönemeyen Anexa Alfred Cunningham, terör listesinde kaldığı için yurt dışına çıkamayan Mısırlı avukat Mohamed El-Baqer ve pasaportuna 2018’de el konulan Cibutili Kadar Abdi İbrahim.

ISHR Kampanya ve Mobilizasyon Müdürü Elise Golay, “Cezasızlıkla mücadele için Genel Sekreter’in tüm çözümlenmemiş davaları takip bölümüne dahil etmesi ve BM uzmanlarının maruz kaldığı misillemeleri ele alması gerekiyor. Aksi halde sistemin etkinliği ve güvenilirliği zedelenir” diyerek çağrıda bulundu.

BM raporu, insan hakları savunucularına yönelik baskının yeni yöntemlerle ulus sınırlarını aştığını ve Konsey üyesi ülkelerin bile bu baskılara karıştığını ortaya koyuyor. İnsan hakları örgütleri ve bazı devletler, raporun boşluklarını giderecek adımlar atılması ve misillemelerin cezasız kalmaması için daha güçlü bir mekanizma çağrısı yaptı.