Eleştirel Barış Ağı tarafından Amed’de 50 sivil toplum örgütünün katılımıyla düzenlenen “Amed Barış Çalıştayı”, Amed Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) binasında gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını ağın sekreteryasından akademisyen Ferda Fahrioğlu yaptı.
Fahrioğlu, barış mücadelesi yürüten 50 örgütle bir araya geldiklerini belirterek, “Bu barışta sadece devletin değil, herkesin işin içinde olmasını istedik. Birlikte barış için çalışmak istedik” dedi. Sivil toplumun barış inşa süreçlerinde aktif rol üstlenmesinin önemini vurgulayan Fahrioğlu, “Barışın her tuğlasını birlikte örmek, o tuğlalarda bütün kesimlerin yer alması önemlidir” ifadelerini kullandı.
SİVİL TOPLUM BARIŞ SÜRECİNDE KÖPRÜ OLMALI
Konuşmasında Eleştirel Barış Ağı’nın kuruluş sürecine değinen Fahrioğlu, Kürt sorununun uzun yıllar “terör” sorunu olarak ele alındığını hatırlattı. Temmuz 2024’te, henüz barış sürecinin gündemde olmadığı bir dönemde 15 kurumun bir araya gelmesiyle ağın kurulduğunu söyledi.
Dünya örneklerinden hareketle sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin ve entelektüellerin barış süreçlerinde köprü işlevi gördüğünü ifade eden Fahrioğlu, “Biz STÖ’ler olarak tabandaki sesi yukarıya ulaştırmak için görev üstleniyoruz” dedi.
SÜREÇTEN ETKİLENENLER KOMİSYONLARDA YER ALMALI
Kürt sorunu nedeniyle 50 binden fazla hak kaybı yaşandığını ve en az bir milyon kişinin bu süreçten travmatik biçimde etkilendiğini belirten Fahrioğlu, yaşam hakkı ihlalleri, işkence ve zorunlu göç süreçlerine dikkat çekti. 2013-2015 barış sürecinden çıkarılacak derslerin önemine işaret eden Fahrioğlu, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun alt komisyonlarında mutlaka sivil toplum örgütleri ve doğrudan süreçten etkilenenlerin yer alması gerektiğini söyledi.
Silahların bırakılması töreninin tarihi önemine vurgu yapan Fahrioğlu, entegrasyon sürecinin kademeli olarak yürütülmesinin şart olduğunu ve uzun süreli çatışmaların bir anda sona eremeyeceğini belirtti. İrlanda ve Güney Afrika’daki barış deneyimlerini örnek göstererek, “Barışın inşasında tüm kesimlerin temsil edildiği, kapsayıcı bir yaklaşım hayati önemdedir” dedi.
Çalıştay, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı oturumlarla devam etti.