Ayşegül Doğan: Ender görülen kritik bir kavşaktayız

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis’te kurulan komisyona ilişkin “Ender karşılaşılan kritik bir kavşaktayız” diyerek, yasal düzenlemeler için çalışmalar yürütülmesi çağrısında bulundu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin Ankara’daki genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi.

Ayşegül Doğan, DEM Parti’nin 6 Ağustos Çarşamba günü gerçekleştirdiği Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ve gündemdeki gelişmelere ilişkin konuştu. 

Konuşmasına katledilen Meclis çalışanı Saliha Ozan’ı anarak başlayan Ayşegül Doğan, Saliha Ozan’ın koruma talep etmesine rağmen koruma verilmemesine tepki göstererek, Meclis’i sorumluluk almaya çağırdı. 

Ayşegül Doğan, Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 33 tutsağın 30 yıllık infazlarını tamamlamasına rağmen tahliye edilmediğini tepkisinde de bulundu. 

DEM Parti Sözcüsü, çarşamba günü de bu tutsaklardan 5’inin tahliyesinin bir kez daha 3’er ay uzatıldığını hatırlattı. 

KRİTİK BİR KAVŞAKTAYIZ

Kürt sorunun çözümü bağlamında devam eden “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ve bu çerçevede kurulan Meclis komisyonuna dikkat çeken Ayşegül Doğan, bu yeni durum için “önemli” dedi. 

Ayşegül Doğan, komisyon tartışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Çok önemli, kritik bir kavşağa gelmiş bulunmaktayız. Bir eşiğin kalbindeyiz. Bu konuda yapılacak çalışmaların yapıcı olmasını istiyoruz. Sorunların dip nedenlerine yaklaşmanın kıymetli olduğunu söylemiştik. Ancak bu komisyon tek başına bu sorunları çözemez. Hep birlikte bir araya gelerek bu sorunları çözmeliyiz. Hem siyaset olarak hem de toplum olarak.” 

YASAL DÜZENLEMELER İÇİN ÇALIŞMA YAPILMALI

Ayşegül Doğan, komisyonda yer alan partilerin çeşitliğine de işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Ender karşılaşılan bir kavşaktayız. Bu kavşağı barış, özgürlük ve demokrasinin tesis edebileceğimiz bir şekilde ele almalıyız. DEM Parti olarak elimizden geleni yapacağız. Atılacak adımlar için parti olarak her türlü çabayı göstereceğiz. Bunun için uzun zamandır hazırlık yapıyoruz. Türkiye’nin demokrasiye, eşit kardeşliğe ihtiyaç var. Hayırlı işlere imza atmasını istiyoruz. Yalnız çatışmalı sürecin bitirilmesi değil buna neden olan sorunların ortadan kaldırılması, çözüm bulunması aynı derece önemli. Yasal düzenlemeler için çalışmalar yapılmalı. Toplumsal dayanışma için hayati çalışmalar gerekiyor.

KURUCU SİYASET NASIL HAYAT BULACAK?

Yeni dönemin kurucu siyasetinin nasıl hayat bulacağı tartışılmalı. Devlet, iktidar, muhalefet ve bir bütün olarak siyaset ve toplum yeni döneme kendini nasıl uyarlayacak? İşte önümüzdeki dönem en çok konuşmamız, tartışmamız ve çalışmamız gereken konular ve başlıkları böyle. Bu süreci karşılıklı bir değişim ve dönüşüm süreci olarak ele almamız gerekiyor. Unutmayalım ki bu eşiğin sağlayacağı imkanlar ancak ortak mücadeleyle oluşturulabilir. Ancak güçlü muhalefetle oluşturulabilir. Ancak güçlü yan yana gelişlerle oluşturulabilir. Herkesi kapsayan bir süreçten bahsettiğimizi yani bir gelecek tahayyülüne birlikte el atmak, omuz vermek ihtiyacımız olan eşitlik, kardeşlik, adalet, özgürlük ve demokrasi sağlayabilir.”