Bahçeli, 27 Şubat çağrısının PKK açısından bağlayıcı olduğunu, PKK’nin bazı yükümlülükleri yerine getirdiğini belirtti; ancak daha da ileri giderek Suriye Demokratik Güçler (QSD) için aynı uygulamanın geçerli olması gerektiğini savundu.
Bahçeli, QSD’nin İmralı çağrısına uymadığını ve Önder Apo'nun çağrısının QSD'yi de kapsadığını iddia ederek, "Bizim anladığımız böyledir, yorumumuz budur, doğrultu da budur” dedi.
Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesini isteyen Bahçeli, şöyle konuştu:
“Gerekirse Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda görev yapan milletvekillerinden bir grup İmralı’ya giderek yüz yüze görüşme sağlamalı, mesajlar ilk ağızdan alınmalı ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Bunda çekinilecek bir husus görmüyorum. Bizi bağlayan açıklama 27 Şubat İmralı açıklamasıdır. Bu açıklamanın güncellenerek daha detaylandırılması ve çerçevesinin genişletilmesi hayırlı gelişmelere yol açacaktır.”
Bahçeli, sürecin kamu düzeni, milli birlik ve huzur ekseninde yürütülmesi gerektiğini söylerken, taviz veya teslimiyet olmayacağını, pazarlık içinde hareket etmeyeceklerini ileri sürdü.
Siyasi reform, hukuki düzenlemeler ve geniş bir müzakere zemini çağrısı yapan Bahçeli, sürecin kolektif bir bakışla ele alınmasının ve önyargı düğümlerinin çözülmesinin önemini yineledi. Bahçeli, “Komisyonun 14. toplantısı yarın yapılacak. Siyasi ve hukuki düzenlemeler için geniş ve gerçekçi bir müzakere zemini oluşmalıdır. Herkesin söyleyeceği bir fikir ve düşüncesi vardır. Bunları dinleyip en güvenli yol haritası belirlenmelidir. Böyle yapıldığını görmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi.