'Bu 15 Ağustos’u tarihin amansız gereklerini karşılama yılına dönüştürelim'*

Yüzyılların körleşmiş, kör düğüm haline gelmiş sorunlarımızı şimdi olgunca çözüme yakınlaştırmamız büyük bir gelişmedir. Sorunlar, bizi ürkütmek şurada kalsın, çözümün yakınlığı nedeniyle, büyük bir arayışa ve çözüme götürme gerçeğiyle mutlu etmelidir.

Mahsum Korkmaz Akademisi’nin değerli öğrencileri; gelenek olduğu üzere, 15 Ağustos Atılımı’nın gerçek kaynağı ve bunun büyük eğitim ile yürütme gücü olan bu akademimizin tüm şehitlerini, bu akademinin geçmiş ve 15 Ağustos Atılımı yıldönümünde binleri aşan şehadetleriyle, onun eşsiz kahramanlıklarıyla ve savaşı bugüne kadar getiren hakiki komutan ve savaşçıları olarak, sizlerin şahsında hepsini anıyor, saygılarımı sunuyor ve selamlıyorum.

Gerçekten, sadece ulusal kurtuluşumuzu bu aşamaya getirmekle kalmamış, yeni insanın doğuşunu da esas itibarıyla bu okulda ortaya çıkarmanın derin kıvancını ve coşkusunu da yaşıyorum. Bu temelde tekrar, sizlerin şahsında halkımızın bu büyük tarihi adımını kutluyorum.

Bugün tarih, gerçekten bu atılımla anlam bulmuştur ve bizim için yürümektedir. Hatta yeni insan, burada gerçekleştirdiklerimizle anlam bulmaktadır. Coşkuyla, tutkuyla seyretmekte, yaşanmaktadır. Bir varoluşu burada açıkça gerçekleştirmekteyiz.

Gerek ulusal kurtuluşumuzun sorunları ve çözümü için, gerekse en başta onun parti öncülüğü ve gerillası için, görüyorsunuz ki eğitim esastır. Okul sistemi esastır. Bu eğitim, onun bu okulu olmasaydı, bırakalım savaşı, varlığımızı bile koruyamazdık.

Şunun için tekrar önemini vurgulamalıyız ki; bu okul çalışmalarımız öyle herhangi bir dönemi sıradan bir eğitimle kurtarmak için değil, buradaki çözümleme düzeyi ulusal gerçekliğimizi de aşıyor, insanlığı etkiliyor. Askeri değil, yeni yaşamı bütün yönleriyle dile getiriyor. Ekmek ve sudan daha fazla muhtaç olduğumuz değerleri ortaya çıkarıp insanımıza mal ediyor.

Her şeyden önce, çağdaş tarihte ilk defa kendimiz için bir okul yaratmış bulunuyoruz.

OKULSUZ HALK, KAYBETMİŞ HALKTIR  

Eğitimsiz halk, en geri, en vahşi bırakılmış halktır. Herkes onun üzerine egemenlik de kurar, sömürür ve insanlıktan da çıkarır.

Nitekim, biz okulsuz, eğitimsiz kaldığımız için dünyanın en tanınmaz halkı durumuna geldik. Dolayısıyla bu okulumuzu sadece içinden geçen öğrencileriyle ve aldıkları, özümsedikleri eğitimle değil; tarihi değerleriyle, belki de yüzyıllara sığmayacak çözümleme ve yaratacağı insanıyla, zaten daha şimdiden yaşama mal olduğu gibi, hatta zaferi zorladığı gibi, asıl büyük gelişmesini “yüzyıllara doğru taşıracaktır” desen yerindedir.

Bizim sorunumuz, yine günceli hangi temel çalışmayla kurtardığımızın farkında olmaktır. Dikkat edilirse, en büyük savaşı burada verdim. Ve hemen herkes tanıktır ki, düşman da bilmektedir ki, eğer buradaki savaş olmasaydı, hiçbir alandaki savaşı bırakalım vermeyi, sürdürmeyi bile mümkün kılmazdı. Hatta yirmi dört saat bile dayanmak mümkün olmazdı.

Kaldı ki, eğer daha kapsamlı özümsenmiş olsaydı ve bu okul sistemimiz uygulansaydı, eminim ki zaferleri çoktan daha kesin olacaktı. Küçümsemiyorum sonuçlarını ama asla yeterli de bulmuyorum.

Halkımız ve sizler… İyi niyetinize, coşkunuza büyük saygımız var. Zaten bu olduğu için, bu büyük değeri verdik ve bunu okul sistemine kadar taşırdık. Biraz da başardık. Fakat sorunlar bitmediği gibi, çığ gibi artmıştır.

Hiç şüphesiz, sorunların arttığı bir yerde çözüm yolları da yakındır. Ustalar derler ki; “Bir yerde sorun ne kadar yoğun ve kapsamlıysa, o kadar da çözüm olgunlaşmıştır.”

Dolayısıyla, yüzyılların körleşmiş, kör düğüm haline gelmiş sorunlarımızı şimdi olgunca çözüme yakınlaştırmamız büyük bir gelişmedir. Sorunlar, bizi ürkütmek şurada kalsın, çözümün yakınlığı nedeniyle, büyük bir arayışa ve çözüme götürme gerçeğiyle mutlu etmelidir.

ÇÖZEN İNSAN, EN BÜYÜK İNSANDIR

Çözüme en yakın insan, kendini en derli-toplu ve oldukça özgür yaratmaya yakın insandır.

Kolektivizm, bizim halk için bu aşamada özellikle her şeydir. Yoldaşlığı paylaşmak istemeyenlere, habire kendini yaşatmak isteyenlere söylüyorum: Bunun bu ülke ve halk içinde yeri yoktur, temeli yoktur.

Dolayısıyla büyük yalnızlığı, büyük parçalanmışlığı, büyük kaybetmişliği ortadan kaldırmak için öncelikle insanın kendi içinde büyük örgütlenmeyi; böyle iki kişiyle, her bir grupla oldu mu daha da büyük gerçekleştirmeyi; buna en yüksek değeri vermeyi, dönemin kurtuluşu açısından en temel şart olarak görüyorum.

Ve bunu artık siz de kendinize en temel bir yaşam şartı olarak görmeli, buna göre yaşamınızı düzenlemelisiniz. Bu gücü, bu büyüklüğü kendinize yakıştırmalısınız.

Yoldaşlar, en akıllı olanların birliğidir. Parti kurumu, aklın da politikanın da kurumlaşmasının ifadesidir. Artık orada akıl kurallara bağlanmıştır, politika amaçlara indirgenmiştir. Orada en akıllı hareketler ve her şey kurallara göre yürür.

Kurumsal okuldan kastımız budur. İdeolojinin partileşmesi denince, bu anlaşılmalıdır. Böyle büyük akıl sahibi içinizde oldu mu başarılmayacak hiçbir ciddi iş olamaz. Tüm ciddi işlerde başarı kesindir.

Belki bazı konularda insan başarmayabilir, ama esas olan başarılır. Temel olan, başarılı adımlarla atılır.

Demek ki ideolojik mücadeleden anlaşılması gereken; bu vazgeçilmez, temel ihtiyacımız olanın kazanılmasıdır. Bunun için mücadele edeceksiniz, aklınızda çok uğraşacaksınız. Sadece okuyarak değil, bakarak da öğreneceksiniz.

Hele tam ülkene sahip çıkarsan, hele tam özgürlük aklıyla da yaşama egemen olursan, sen cehennemi cennete çevirirsin. Ülkemizdeki zenginlikler belki de bütün Ortadoğu halklarına yeterlidir. Kesinlikle bu, aklın yoluna güçlü girmekle bağlantılıdır.

Ben biraz girdim, siz daha fazla girin! Çünkü ben araştırdım, çok yalpaladım, yoruldum, durdum; ancak bu kadarına ulaşabildim ve sizin önünüze hazır sundum.

Dolayısıyla inanıyorum ki sadece savaşın değil, yaşamın da bu gerçek, doyurucu gücü olan okulumuzun tarihe mal olmuş gerçeği kadar, bundan sonrasını yaratacak gerçeklik de sizi büyük iddia sahibi olmaya itiyor.

Dersler oldukça kapsamlıdır. Öğretiyor ve adım adım, bizim için şimdiye kadar çok boş ve anlamsız olan yaşamı çok anlamlı ve zengin kılıyor.

SOSYALİZM EMEK ÖZGÜRLÜĞÜDÜR

Sosyalizm, biliyorsunuz, emek özgürlüğüdür. Özgür emek, böyle çalışmaya bakar. Savaş da olsa bu çalışma, sosyalist insan çalışmadan duramaz. Sosyalist insanlar, çalışmayı savaş olarak anlarlarsa iyi savaşırlar; mükemmel ve mutlaka kazanırlar.

Savaş sorunu yoksa, ekonomik savaş verirler. Bir yerde işsiz bir tek kişi olmaz ve orası kesinlikle herkesi doyuracak bir yer haline gelir. Sosyalist insan, bunu yapan insandır. İdeoloji gerekiyor; ideolojiyi üretir, akıl üretir. Sosyalist insan, adamı oyalamaz, doyurur. Bizdeki gerçekleşen budur. Ve bu da şimdiye kadar Önderlik gerçeğinde zafer kazanmıştır.

Sonuç, başaran sosyalistin ortaya çıkması; kazandıran, çözen Önderlik gerçeğinin ideolojik, siyasi ve pratik ifadesi budur. İşte en çok ihtiyacınız olan budur. Size imkanları da sunulan budur.

Onu kazanmak; ama kesinlikle bahane aramaksızın, engel tanımaksınız ve ertelemeksizin, en çok ihtiyacınız olan ideolojik–politik aklı, çizgiyi kazanacaksınız.

Sizleri ve bu temelde okulumuzun hem savaşan değerlerini hem de yüce şehitlerini ve bu temelde ayağa kalkan tüm halkımızı, dostlarımızı saygıyla, sevgiyle selamlıyor, yüksek başarıların sizlerin olmasını diliyorum.

*Önder Apo’nun 1997 yılındaki konuşmasından derlendi.