Direnişteki HepsiJet işçileri depodaki onur kırıcı uygulamaları anlattı

Direnişteki HepsiJet Esenyurt Depo işçisi Fatih Çörekçi, depodaki onur kırıcı uygulamaların vardığı noktayı, “Müdür yardımcısına kimden izin isteyeceğimizi sorduğumuzda cinsel organını göstererek, ‘Bundan isteyeceksiniz’ dedi” diye özetledi.

Türkiye’nin en büyük e-ticaret markalarından biri olan Hepsiburada çatısı altında faaliyet yürüten HepsiJet depolarında işçilere dayatılan kölece çalışma koşulları ve onur kırıcı uygulamalar bu kadar da olmaz dedirtti. Yıkama suyunun bile esirgendiği depoda TWR taşeron firmasına bağlı çalışan 28 işçi bu hak ihlallerine karşı haklı iş feshi yaparak, Ekmek ve Onur İşçi Derneği öncülüğünde direniş başlattı. Direnişlerinin 16. gününe giren işçiler, depodaki kölece çalışma koşullarını ve insanlık dışı uygulamaları ANF’ye anlattı.

‘AĞIR YÜKLERİ TAŞIMAK ZORUNDA BIRAKILIYORUZ’

HepsiJet Esenyurt Deposu’nda iki senedir araç boşaltma ve yükleme bölümünde çalışan Fatih Çörekçi, 8 saat boyunca sürekli ağır yükler taşımak zorunda bırakıldıklarını belirtti. Depoya gelen bütün malların kendilerinden geçtiğini anlatan Çörekçi, “Özellikle beyaz eşya yükleyip boşaltırken çok zorlanıyoruz. Araçlar pek fayda etmiyor, bütün yük bedenimize biniyor. Üst üste iki çamaşır makinesinin yükünü taşıyoruz. Bu yüzden birçok işçi bel fıtığı oldu” dedi.

BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA…

Depoda hijyenik olmayan koşullarda çalıştırıldıklarını, yemeklerden sürekli böcek çıktığını, suların kesik olduğunu aktaran Çörekçi, bütün bunlardan ziyade kendi açısından bardağı taşıran son damlanın depo yöneticisinin onur kırıcı davranışı olduğunu belirtti. Çörekçi, yaşadığını şöyle anlattı: “Çalıştığımız deponun müdürü Tolga Bey yıllık izindeydi, onun yerine yardımcısı Kazım Semerci vardı. İki arkadaşımla birlikte yıllık izin almak için onun ofisine gittik. Tolga Bey olmadığı için yıllık izni kimden isteyeceğimizi sorduğumuzda Kazım Semerci cinsel organını göstererek, ‘Bundan isteyeceksiniz’ dedi. Şaşırdık kaldık. Bu hareket karşısında donduk adeta. Bu olaydan sonra yıllık izin isteme hevesim de kaçtı” diye konuştu.

‘BİZİ RESMEN KÖLE YERİNE KOYUYORLAR, BUNU KABUL ETMEDİK!’

Bu onur kırıcı harekette bulunan müdür yardımcısı Semerci hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını aktaran Çörekçi, “Yıllık iznimizi dahi onur kırıcı hareketlerle gasp etmeye çalışıyorlar. Zaten depo ortamı çok kötü, ne ararsan var. Fareler, tarantulaya benzeyen örümcekler, hamam böcekleri, çekirgeler her yerde. Tuvaletlerden su akmıyor. Ellerimizi bile yıkayamıyoruz. Yemeklerden böcekler, kıllar çıktığı için ben depoda çıkan yemekleri yemiyorum. Zaten kuru bir maaşımız var, yani bu koşullara kimse dayanmaz. O nedenle biz de haklı feshi hakkımızı kullandık. Bizi resmen köle yerine koyuyorlar ve bunu kabul etmedik ” diye tepki gösterdi.

‘ZORUNLU MESAİYE KALANLARA YEMEK YOK!’

HepsiJet Avrupa Transfer Merkezi'nde 3,5 yıldır çalışan Welat Çakır, depoda kargo takip biriminin şefiyken, Şubat ayında direnişe başlayan kadın işçilerle dayanıştığı için kendisine mobbing uygulandığını ve şeflik görevinden alındığını anlattı. Depoda genelde 8 saat çalışma sistemi olduğunu belirten Çakır, ancak iş bitmediğinde keyfi olarak 2-3 saat zorunlu mesaiye bırakıldıklarını aktardı. Zorunlu mesaiye bırakıldıklarında yemek de verilmediğine dikkat çeken Çakır, “Çok nadiren poğaça, simit getiriyorlar ama genellikle bu fazla mesailerin olduğu süre zarfında aç kalıyoruz. Sonuçta aramızda ağır yük kaldıran arkadaşlar var ama yemek vermiyorlar, bazen bir poğaçayla geçiştiriyorlar” dedi.

‘İŞ KAZASI GEÇİREN İŞÇİYİ HASTANEYE GÖTÜRMEDİKLERİ GİBİ YEVMİYESİNİ KESİYORLAR’

Depoda İş Sağlığı ve Güvenliği önlemlerinin de hiçe sayıldığına işaret eden Çakır, bir işçi iş kazası geçirdiğinde hastaneye götürülmediği gibi yevmiyesinin ve aylık priminin de keyfi olarak kesildiğine dikkat çekti. Depoda iki senedir çalışıp, yıllık izni gasp edilenler olduğunu belirten Çakır, son olarak ise suların kesildiğini, kargolarda kimyasal olmak üzere birçok yabancı madde geldiğini ama ellerini yıkamadan yemek yemek zorunda kaldıklarını anlattı. Bu sorunları defalarca yönetime bildirdiklerini ancak umursamadıklarını kaydeden Çakır, “Tam tersine tehdit edilen, mobbinge maruz kalan yine biz olduk. Sendikal faaliyetleri de engelliyorlar. En son 28 işçi olarak bu kölece koşulları protesto etmek için iş akdimizi haklı olarak feshettik ama yönetim bütün bu yaşadığımız hak ihlallerini haklı iş feshi gerekçesi olarak saymadı. Hatta Hepsiburada, ‘Bizim işçimiz değilsiniz’ diyerek topu taşeron firmaya attı. Karşılıklı olarak birbirimize ihtarname çektik ve ve gasp edilen haklarımızı alana kadar da direnişimiz sürecek” vurgusunda bulundu.