Yürüyüşün koordinatörlerinden ve Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi sorumlusu Yüksel Genç, eylemin “bir haftalık” olmadığını, 26 yıldır devam eden bir sürecin parçası olduğunu vurguladı.
Yüksel Genç, Meclis’teki konuşmasında kadınların barış için yıllardır verdikleri mücadeleyi anlatarak, “Bugün bir haftadır sergilediğimiz cesaret, susmuş bir toplumun barış arzusunu hatırlatan bir cesarettir” dedi.
Yürüyüşün amaçlarından birinin de “barışa cesaret” göstermek olduğunu belirten Yüksel Genç, barışın topluma ve özellikle kadınlara özgürlük getireceğini söyledi.
Konuşmasında 1999’daki Demokratik Barış Grubu girişimine atıfta bulunan Yüksel Genç, “Bugün onlar yok. Ama yeni muktedirler eğer cesaret etmezlerse, bugün 26 yıllık hikayenin ortaya çıkardığı sonuçtan kendilerini kurtaramayacaklarını bilmeliler. Çözümsüzlük kaybettirir, barış kazandırır” diye uyardı.
“On binlerce can gittiğini, yüzbinlerce yürek yandığını” ifade eden Yüksel Genç, barışın muhatabının İmralı’daki Önder Apo olduğunu belirteti.
Yüksel Genç,, “Kararınız barışsa; baş müzakereci olan Sayın Abdullah Öcalan'ın özgür, eşit, adil koşullarda baş müzakereci olarak demokratik müzakere sürecini yürütmenin, barışı inşa etmesinin koşullarını açmak boynunuzun borcu, tarihi sorumluluğunuzdur. Bu halkın, halkların 26 yıl daha barışsızlığın, çözümsüzlüğün girdabında kaybetmeye tahammülü yok.” diye konuştu. Yüksek Genç, İmralı’nın kapıları açılana dek yürüyüşün süreceğini söyledi.
Yüksel Genç, ayrıca barışın “kazan-kazandıran” bir denklem olduğunu vurgulayıp, “Ya birlikte kazanacağız, ya birlikte kaybetmeyi sürdüreceğiz” dedi. Meclise, kuruluş amacına dönme çağrısı da yapan Yüksel Genç, parlamentonun kuruluşundaki çoğulcu misyonu hatırlaması gerektiğini ifade etti.