GÖRÜNTÜLÜ

Yılmaz: Komisyon, Abdullah Öcalan ile görüşmeli

Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi amacıyla Meclis’te kurulan komisyonun cesur davranması gerektiğini belirten Ercan Yılmaz, sorunun çözümü konusunda aktif rol alan, görev ve sorumluluk üstlenen Önder Apo’yla görüşülmesi gerektiğini vurguladı.

İHD AMED ŞUBE BAŞKANI ERCAN YILMAZ

Önder Apo’nun "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı" ile başlayan süreç kapsamında, Kürt sorununun çözümünü kolaylaştıracak yasal ve siyasal adımların zeminini oluşturmak amacıyla kurulan Meclis Komisyonu, 5 Ağustos’ta ilk toplantısını gerçekleştirerek çalışmalarına başladı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, sürecin ilerlemesi için ele alınması gereken boyutları ve önerilerini ANF’ye değerlendirdi.

Ercan Yılmaz, şunları söyledi:

"Ekim ayından bu yana yeniden başlayan müzakere süreci, İHD açısından çok sevindirici bir durum. Yıllardır bizler, Kürt meselesinin güvenlikçi politikalarla çözülemeyeceğini; çatışma dışı, demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini ifade ettik.

Bu süreç, dünyadaki örneklerle benzeri olmayan bir şekilde ilerleyen bir süreç. Bunu neden söylüyoruz? Çünkü Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında Sayın Öcalan’ın özgürlük koşullarından bahsetmesi ve akabinde, Sayın Öcalan’ın uzun bir süreden sonra kendisiyle yapılan görüşmenin ardından PKK'nin feshiyle ilgili çağrıda bulunması, dünya örneklerine baktığımızda çok karşı karşıya kaldığımız bir çatışma çözüm yöntemi değil.

Aslında devlet ile PKK arasındaki müzakere görüşmeleri 1993 yılında başlamıştı. Araya kesintiler girmiş olsa da 93'ten bugüne, yani 32 yıllık süreçte hem Sayın Öcalan hem de devlet, zaman zaman bu meselenin silah dışı yollarla çözülmesi gerektiğinden bahsettiler. Bugün ise bu sürecin yeni bir aşmaya geldiğinden bahsedebiliriz."

‘TARİHSEL BOYUT ELE ALINMALI’

Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü konusunda Meclis’te kurulan komisyona büyük bir sorumluk düştüğünü ifade eden Yılmaz, önerilerini şöyle özetledi:

"Ekim ayından bu yana, artık Türkiye'de Kürt meselesinin savaşla çözülemeyeceği konusunda mutabakata varan büyük bir kesim var. Kürt meselesinin çözümü konusunda atılan adımların desteklendiğinin gün geçtikçe arttığını söyleyebiliriz. Ancak bu sürecin kalıcı bir barışa evrilmesi için yapılması gerekenler var. En önemli görev de oluşturulan komisyona düşüyor.

Meclis çatısı altında oluşturulan komisyonun, çalışmalarına başladıktan hemen sonra bu meselenin tarihsel boyutunu ele alması gerekiyor. Kürt meselesi neden ortaya çıktı? Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, Kürtler neden temel hakları konusunda defalarca silaha başvurmak zorunda kaldı?

Komisyon, bunları doğru değerlendirmez ve tarihsel arka planı göz ardı eden çalışmalar yaparsa, ne yazık ki başarıya ulaştırma şansları çok fazla olmayacaktır. Yüzyıla aşkın bir süredir devam eden ve son kırk yılı çok ağır ağır, çatışmalı bir sürece neden olmuş; yüz binden fazla insanın yaşamına mal olmuş bir meseleyi siz bir yaz döneminde çalışıp bitiremezsiniz.

Öncelikle, Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Kürt meselesi neden ortaya çıktı, bunu tartışmak gerekiyor. Cumhuriyet, hangi kurucu kodlarla Kürtleri ve diğer bütün etnik grupları nasıl yok saydı? Asimilasyon politikalarında neler yaptı? Bu politikalar bugün hâlâ ne kadar devam ediyor? Ve bundan sonra, ortadan kaldırılması için nasıl yasal düzenlemeler yapılması gerektiğine ilişkin bir çalışma yapılması gerekiyor.

Kesinlikle, bu komisyonun alt komisyonlarla birlikte, belirli ve spesifik başlıklar üzerinde çalışması gerekiyor. Türkiye'de bir zorla kaybettirme gerçeği var. Siyasi-politik nedenlerle insanların hapsedilme meselesi var. Ayrıca, seçme ve seçilme hakkının sistematik bir şekilde ihlal edildiği bir dönemden geçiriyoruz.

Bu başlıklarla ilgili oluşturulacak alt komisyonların; sivil toplum örgütleri, üniversiteler, barolar ve insan hakları aktivistlerinin dâhil edildiği, meseleyi bütün boyutlarıyla ele alacak, geçmişle yüzleşmenin sağlanabileceği adalet ve hafıza komisyonlarının kurulması ya da çalışma gruplarının oluşturulması gerektiğini ifade etmek istiyoruz."

‘SÜRECİN MECLİSE TAŞINMASI ÖNEMLİ BİR ADIM’

Sürecin Meclis’e taşınmasının önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Ercan Yılmaz, şunları söyledi:

"Komisyonun kurulmasını çok ciddi anlamda önemsediğimizi öncelikle belirtmek istiyorum. Çünkü yüzyıl önce, Cumhuriyet kurulduğu sırada Kürt meselesi, bu Meclisi’n almış olduğu kararlarla ortaya çıktı. Dil yasakları, Kürt kültürünün yaşatılmaması ve Kürtçe konuşanlara para cezası verilmesi yönündeki kanunların ortaya çıkması bu meselenin temel sebeplerindendi. Kürt meselesinin ortaya çıkmasının sebepleri, bu Meclis’in aldığı kararlardan kaynaklanıyor.

Bugün, bu Meclis çatısı altında bir çözüm komisyonun kurulmasını bu nedenle çok önemli buluyoruz. Kürt meselesi, bir siyasi partinin ortaya çıkardığı bir mesele olmadığı gibi, devletin kurucu kodlarının, yapısının bizatihi ortaya çıkardığı bir meseledir. Dolayısıyla, bugün de sadece AKP ya da MHP ile çözülebilecek bir mesele değildir.

Bu nedenle, komisyonun içinde ana muhalefet partisi ve Meclis’te grubu bulunan diğer siyasi partilerin olması önemlidir. Bir bütün olarak Meclis’in burada gözlemci olması ve bizatihi çözüm üretmesinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz.

Ancak süreç başladığından bu yana, devlet kanadından Kürtlerin güven duyabileceği adımların atılmamış olması, toplumda ciddi bir kuşku yaratıyor.

Yüz yılık bir meseleden bahsediyoruz; son 40 yılı ise çok ağır çatışmaların ve çok ciddi insan hakkı ihlallerinin yaşandığı bir dönemden bahsediyoruz. Bu nedenle, yavaş yavaş ve dikkatli ilerlemesinin faydalı olabileceğini düşünüyoruz. Üç aylık bir komisyon çalışmasıyla Kürt meselesi çözülmez.

Uzun yıllardır Kürtlerin anadilinde eğitim hakkının tanınmaması ve kendi kültürleriyle yaşamamalarının önündeki engeller, her defasında çatışma ortamı gerekçe gösterilerek meşrulaştırıldı. Geldiğimiz aşamada, PKK'nin kendini feshetmesi ve silahlarını imha etmesi, devletin elindeki bu argümanı ortadan kaldırdı. Bu argümanın ortadan kalkmasıyla birlikte, herhangi bir yeni yasal düzenleme yapılmadan sadece mevcut yasaların uygulanması durumunda bile Kürt meselesinin yarattığı birçok ihlal alanı ortadan kalkabilir.

Komisyonun cesur davranması gerekiyor. Meselenin çözümüne katkı sağlayacak herkesle görüşmesi gerekiyor. Oluşan komisyonun, ‘Biz Öcalan'la görüşmüyoruz’ gibi bir lüksü olmamalı. Şu an bu sürecin çözümü konusunda aktif rol alan, görev ve sorumluluk üstlenen kişiyi ziyaret etmeleri gerekiyor."