TJA'nın başlattığı Amed'te başlayıp Ankara'ya süren yürüyüş devam ediyor. Mersin yürüyüşlerinin ardından 6 Ekim günü Ankara'ya varacak olan 250 kadın taleplerini mecliste dile getirip ardından diğer partilerle görüşmeler yapacak. Kadınların yürüyüşü aynı coşku ve heyecan içinde devam ederken, barış ve özgürlük talebiyle yaklaşık iki yıldır düzenlenen bütün yürüyüşlere katılan Gülistan Sevim'de bu yürüyüşte yer alıyor. Sêrt'ten yürüyüşe katılan Gülistan Sevim, çatışmalı süreçte ailesinden iki kişiyi kaybetti.
"Barış ve özgürlük sağlanana kadar yürüyeceğim" diyen Gülistan Sevim, bu kararlılık ve iradesini ise kadın özgürlük mücadelesinden aldığını dile getirdi.
Gülistan Sevim, ilk olarak geçtiğimiz yılın Şubat ayında İmralı'da süren tecride karşı başlatılan "Özgürlük Yürüyüşü"nde yer aldı. 15 Şubat gününde sonlanan yürüyüşün ardından Temmuz ayında Wan'dan Colemêrg'e kayyum gasplarına karşı başlatılan "İrade Yürüyüşü"nde de yer alan Gülistan Sevim, şimdi de kadın yürüyüşünde yer alıyor.
Kürt halkının taleplerinin karşılanması ve mücadeleyi daha da büyütmek amacıyla eylemlerden geri kalmadığına dikkat çeken Gülistan Sevim, halkların özgürlüğünün İmralı'da bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünden geçtiğine dikkat çekerek herkese sessiz kalmama çağrısında bulundu.
'BU TALEP BİREYSEL DEĞİL, TOPLUMSAL BİR TALEP'
Gülistan Sevim, toplumsal barışın sağlanması ve çatışmaların sona ermesi çağrısında bulundu. Gülistan Sevim, “Ben bir genç kadın olarak özgürlük ve barış için yürüyorum. Biz bu savaşın sona ermesini ve kanın durmasını istiyoruz. Bizim tek talebimiz barış. Özgürlük taleplerimiz yalnızca bireysel değil, toplumsal bir ihtiyaç. Biz özgür olmadan, Sayın Abdullah Öcalan özgür olmadan toplumun özgür olamayacağını biliyoruz. Bu şekilde ne kültürümüz, ne ana dilimiz, ne de kadınlar özgür olamayacak” ifadelerini kullandı.
'BU ÇAĞRIYA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR'
Geçmişte yaşadığı acılara da değinen Gülistan Sevim, “Bu süreçte iki kardeşimi kaybettim, annem acı çekti ama kimsenin daha fazla acı çekmesini istemiyorum. Ölümler olmasın diye bugün sürekli her eylemdeyim. İki yıldır düzenlenen tüm barış yürüyüşlerine katılıyorum, bu enerjimi de kadın mücadelesinden alıyorum. Bugün Sayın Öcalan İmralı’da fikirlerini özgür bir şekilde dile getiremiyor. Bu çağrıya ve özgürlük mücadelesine sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.
'KADIN MÜCADELESİ BANA İLHAM VERİYOR'
Gülistan Sevim, Önder Apo’nun kadın özgürlüğü konusundaki fikirlerinin kendisine ilham verdiğini dile getirerek, “Sayın Öcalan bugün bütün kadın özgürlüğünü ve felsefesini bütün dünyaya yaydı. Bu yürüyüşüm de özgürlük ve barış sağlanana kadar devam edecek. Toplum da bu noktada üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Bütün Kürt halkı kendi ana diline, kültürüne ve doğasına sahip çıkmak için mücadele etmeli. Bu topraklarda artık kan akmasın, herkes ana dilinde konuşsun ve ağaçlarımız yaşasın diye Ankara’ya yürüyoruz” ifadelerini kullandı.
'SAMİMİ BİR İRADE ORTAYA KONULMALI'
Halkta oluşan güvenin daha da azalmadan devletin somut adım atması gerektiği çağrısını da yenileyen Gülistan Sevim, "Biz halk olarak barış için elimizden geleni yapıyoruz ama devletin bu süreçte hiçbir adım atmaması güveni zedeliyor. İnsanlar artık söz değil, somut adım görmek istiyor. Her eylemde, her yürüyüşte aynı talepleri dile getiriyoruz ama karşılığında sessizlik var. Eğer gerçekten barış isteniyorsa, bunun için samimi bir irade gösterilmeli. Bizim güvenimiz, atılacak adımlarla yeniden güçlenir. Barış masası kurulmadan, bu acıların dinmesi mümkün değil" açıklamasında bulundu.