GÖRÜNTÜLÜ

Yılmaz Güney’in 43 yıl önceki konuşması

Sürgünde yaşamını yitiren büyük yönetmen, oyuncu ve yazar Yılmaz Güney’in 43 yıl önceki DİSK toplantısında yaptığı konuşmanın kayıtlarını paylaşıyoruz.

YILMAZ GÜNEY

Kürt sanatçı Yılmaz Güney’in 1982’de yurt dışında DİSK toplantısında yaptığı konuşmada, Kürt halkının ayrı örgütlenmeye yönelmesinde, Türkiye’deki sol hareketlerin tutumuna dikkat çekiyor. 

Fransız yönetmen Claude Weisz’in 1984’te çektiği ‘Ona Çirkin Kral Derlerdi’ belgeselde, sürgündeki Yılmaz Güney’in yaşamı ekseninde Türkiye’nin o dönemki siyasi durumu anlatılıyor. Belgesel filmde Yılmaz Güney ile cezaevinde yapılan söyleşi ve Güney’in DİSK toplantısında yaptığı konuşmanın kesitleri de bulunuyor. Güney, belgeselde yer alan konuşmasında, Kürt halkının ayrı bir örgütlenmeye gitme hakkını savunurken, şunları dile getiriyor: “Türkiye’deki sol hareketler, var oldukları tarihten bu yana Kürt hareketine bir kuyruk hareketi olarak baktılar. Her zaman onu Türkiye devriminin genel bir parçası olarak, bir özel parçası olarak gördüler. Ve bunun bir sonucu olarak, ki bugün gerçekten Kürt halkı ayrı bir örgütlenmeyi seçmiştir. Soruna dar ulusal anlamda değil, Türkiye, İran, Kürdistan, Suriye ve Irak halklarının ortak çıkarları açısından bakmak gerek.”

FAŞİSTLERİN ANAYASASI YERLE BİR EDİLİR

Güney, aynı konuşmada şunları da söylüyor: “Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde Türkiyeliler ve Türkiye’de bazı arkadaşlarımız faşistlerin hazırladığı anayasayı tartışıyorlar. Faşistlerin hazırladığı anayasa tartışılmaz. Faşistlerin hazırladığı anayasa silah zoruyla halka kabul ettiriliyorsa, biz de faşistlerin hazırladığı anayasayı silahlarımızla yerle bir edeceğiz. Faşizmin yıkılması, faşizme karşı mücadele bizim için temel hedef değildir, devrimci mücadelemizin özel bir biçimidir. Biz ülkede halk demokrasisi kuracağız, sosyalizme gideceğiz. Bizim hedefimiz budur. Yenilgileri akamete düşürmenin temel koşulu, kendi gerçekliğimiz ve hatalarımız karşısındaki tavrı doğru tespit etmektir. Eğer uzun süre dışarıda ağıt yakmak istemiyorsak, içeride ölenlere ağlamayı, içeride ölenlerin kanını bağrımıza basmayı şimdiden göze alalım. “