‘Devrimimiz insanlık devrimidir’
Savaş gazisi Feysel Ebu Leyla Minbic, Kuzey-Doğu Suriye devriminin insanlık için tüm değerleri barındırdığını belirterek, “Arap topluluğunun bir evladı olarak diyebilirim ki devrimimiz insanlık devrimidir” dedi.
Savaş gazisi Feysel Ebu Leyla Minbic, Kuzey-Doğu Suriye devriminin insanlık için tüm değerleri barındırdığını belirterek, “Arap topluluğunun bir evladı olarak diyebilirim ki devrimimiz insanlık devrimidir” dedi.
19 Temmuz Devrimi, aynı zamanda Rojava Devrimi ile Kuzey-Doğu Suriye Devrimi olarak da anılır. Binlerce şehidin, yaralının verdiği emekle, kanla kurulan devrim bugün Suriye’nin ve Ortadoğu’nun geleceği için halklara umut ve ilham kaynağı haline geldi.
Feysel Ebu Leyla Minbic, 2014 yılında genç bir Arap olarak QSD saflarına katıldı. 2024 yılında Tişrîn Barajı direnişinde yaralandı ve bir bacağını kaybetti. Savaş gazisi Feysel, Kuzey-Doğu Suriye Devrimini ve bu devrime nasıl katıldığını anlattı.
Suriye halklarının onurunu savunmak için QSD saflarına katıldığını belirterek sözlerine başlayan gazi Feysel Ebu Leyla Minbic, “Önder Apo’nun düşünce ve felsefesini duymuştum. Savaşçıların ve halkların direnişi de üzerimde derin bir etki bıraktı. Katıldıktan sonra birçok cephede yer aldım. Sonunda kendi isteğimle Tişrîn Barajı bölgesine geçtim. Kürt ve Arap gençlerinin onurlu direnişini kendi gözlerimle gördüm. Kuşkusuz bu cesaret ve irade tamamen Önderliğin ve şehitlerin sayesinde ortaya çıktı. Direniş sırasında; ‘Şehit olsak bile sağ kalan yoldaşlarımız yolumuzu devam ettirecek, kazanımlarımıza sahip çıkacaklardır’ diyorduk. Hiçbir güç bu inanç karşısında duramaz” diye konuştu.
ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ AĞIRDIR
Kadın ve erkek savaşçıların direnişinin yanı sıra Tişrîn Barajı’na destek için Kuzey-Doğu Suriye’nin her alanından gelen halkların da kendilerine çok büyük bir güç ve moral verdiğini vurgulayan Feysel Ebu Leyla Minbic konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Şehit Zehra’nın ‘Biz ölümden büyüğüz’ ve şehit Bavê Teyar’ın ‘Biz ölümden korkmuyoruz’ sözü halkların direniş ve özgürlük mücadelelerinde rehber olacaktır. O süreçte ben de yaralandım. Bir bacağımı kaybettiğimde çok etkilendim. Ardından dedim ki; canım Önderliğe ve şehit yoldaşlara feda olsun. Özgürlüğün bedeli ağırdır. Özgürlüğün sonunda ya gazi, ya da şehit olunur. Her şey, onurlu ve eşit bir yaşamı inşa etmek içindir. Önder Apo’nun dediği gibi, ‘Gaziler yaşayan şehitlerdir.’ Biz gaziler, Önder Apo’nun sözlerini yaşama geçirmeliyiz.”
Önder Apo’nun başlattığı sürece dikkat çeken gazi Feysel Ebu Leyla, “Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum çağrısı yaptı. Bu çağrı Ortadoğu ve tüm dünya için büyük bir fırsattır. Savaşçı, gazi ve halk olarak temel görevimiz Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için üzerimize düşen rolü oynamaktır. Ancak Önder Apo’nun fikir ve düşünceleri sayesinde halk kendisini savaş ve çatışmalardan koruyabilir. Arap topluluğunun bir evladı olarak diyebilirim ki devrimimiz bir insanlık devrimidir. İnsan olmanın tüm yüce değerlerini içinde barındırmaktadır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.